Türkiye - Merkez

En son aradıklarınız Temizle

Yunus Emre Enstitüsü ile Türkiye Maarif Vakfından güç birliği

22.09.2017 574 Okunma Sayısı

Yunus Emre Enstitüsü ile Türkiye Maarif Vakfı arasında 22 Eylül 2017 Cuma günü “Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi” alanında iş birliği protokolü imzalandı. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, Türkiye'nin sesinin, bu işbirliğiyle çok daha geniş bir coğrafyaya yayılacağını söyledi. 

Dünyanın 60’a yakın ülkesinde bulunan Yunus Emre Enstitülerini kendi evleri gibi gördüklerini belirten Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün de “Yurt dışında Türkiye’nin yaygın eğitimi konularında çalışan Maarif Vakfı olarak yine yurt dışında yaygın eğitim alanında çalışan Yunus Emre Enstitüsü ile güçlerimizi birleştiriyoruz. Tecrübelerimizi daha iyi hizmetlere dönüştüreceğiz.” dedi. 

Türk dilini, kültürünü ve sanatını tanıtmak için dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ile Türkiye Maarif Vakfı, “Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi” alanında iş birliğine gitti. İş birliği protokolü, Yunus Emre Enstitüsünün Ankara Ulus’taki merkez binasında, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş ve Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün tarafından imzalandı. Protokol kapsamında; Türkiye Maarif Vakfı, imkânları doğrultusunda YEE tarafından yurt dışında açılan Yunus Emre Türk Kültür Merkezleri ve temsilcilikleriyle, anlaşması bulunan kurum ve kuruluşlarda yürütülen her türlü eğitim ve kültür faaliyetine katkı sağlayacak. Vakıf, öğretmen ve tanıtım desteğinin yanı sıra kendi personeline sağladığı her türlü eğitim, barınma, sosyal, kültürel ve sportif imkânlardan da YEE personelini yararlandıracak.

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, imza törenin ardından yaptığı konuşmada, Yunus Emre Enstitüsünün ve Maarif Vakfının yur tdışında Türkiye Cumhuriyeti devleti adına faaliyet yapan iki önemli kurum ve iki önemli vakıf olduğunu söyledi. Bu iki kurumun, Türkiye'nin bütün birikimini, dilini, kültürünü, edebiyatını, sanatını, tarihini ve modern kazanımlarını uluslararası ilişkilerde çok önemli yeri olan kültürel ve bilimsel diplomasi vasıtasıyla dünyaya aktardığını belirten Ateş, “Yunus Emre Enstitüsü yurt dışındaki çalışmalarına 2009 yılında başladı. Maarif Vakfı bir yıl önce başladı ve dünyanın birçok ülkesinde kurdukları okullarla Türkiye'yi temsil etme noktasında büyük başarılara imza attı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurumlarının yurt dışında, özellikle kültürel faaliyetler konusunda iş birliği yapması gerekiyor.” dedi. 

“Bu iş birliği Fetullahçı Terör Örgütüne güçlü bir cevaptır”

Prof. Dr. Şeref Ateş, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye'nin sesi, Maarif Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü iş birliğiyle çok daha geniş bir coğrafyaya yayılacağı için, birçok alanda iş birliğini öngören bu kapsamlı anlaşma büyük önem arz ediyor. Sadece eğitim malzemeleri, dil öğretim sistemi, personel yetiştirme gibi konularda değil, en temelinde Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil etme yönü nedeniyle önemli bir protokol. Yunus Emre ya da Maarif; kim nerede var ise kim hangi ülkede önce kurulmuş ise diğer kuruma yardımcı olacak ve birlikte hareket edecek. Bu protokol, özellikle yıllardır yurt dışında Türkiye'yi temsil ettiğini iddia eden Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) karşı da güçlü bir cevap niteliğindedir. Türkiye'de 15 Temmuz'dan beri çok yoğun bir çalışma var. Türkiye'de bu örgüt tamamen bastırıldı. Sorumlu ya da teröre bulaşmış olanlar tutuklandı ama yurt dışında serbestçe dolaşıyorlar ve hâlâ bazı uluslararası ortamlarda Türkiye'yi temsil ettiklerini iddia etmeye devam ediyorlar. Devletimiz her zaman saldırıya maruz kalmıştır ancak her saldırıda kendini toparlamıştır. Toparladıktan sonra da gereğini yapmıştır.”

Maliyetler düşecek

Özellikle eğitim, kültür, sanat ve Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil noktasında yurt dışında bu iki kurumun bundan sonra birlikte çalışacağını vurgulayan Başkan Ateş, şunları kaydetti: “Bu imzalar, sahada Türkiye'yi çok daha güçlü temsil etme, Türkçenin bir bilim dili olarak yaygınlaşmasını sağlama, özellikle Türkiye'ye yakın coğrafyalarda Türk kültüne aşina insanların Türk medeniyetini yansıtan okullarda eğitim görmelerini sağlama noktasında kıymet arz ediyor. Ayrı gayrı çalışmak olmaz. Devletin kesesinden çıkan her kuruşu iktisatlı kullanmak zorundayız. Iş birliği maliyetleri düşürecek, işleri kolaylaştıracak ve faaliyetlere ivme kazandıracak. Maarif Vakfı Başkanımız Prof. Dr. Birol Akgün hocama, bu anlaşma olmadan da bizimle iş birliği yaptığı için teşekkür ediyorum. Bu iş birliği protokolü hem Yunus Emre Enstitüsünün hem de Maarif Vakfının dünyanın dört bir tarafında çalışan personellerine, işlerinde büyük kolaylık sağlayacak. Protokol için de Birol Akgül başkanımıza ayrıca teşekkür ediyorum.”

“Enstitüleri kendi evimiz olarak görüyoruz”

Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün ise “Ben de huzurlarınızda ev sahibimiz olarak Yunus Emre Enstitümüze çok teşekkür ediyorum. Sayın Şeref Ateş hocamızın da bahsettiği şekilde biz kuruluşumuzdan bu yana Yunus Emre Enstitüsü ile çok yakın çalışıyoruz esasen. Yurt dışındaki bütün Enstitülerimizi kendi evimiz olarak kabul ettik. Gittiğimiz her yerde mutlaka onları ziyaret ediyoruz ve oradaki Yunus Emre Enstitüsünün birikimini alıyoruz. Biz bu anlamda daha genç bir Vakıfız. Türkiye Cumhuriyeti devletinin özellikle yurtdışında örgün eğitimiyle görevlendirilmiş olan bir kurumuyuz. Yunus Emre Enstitüsü ise daha yaygın eğitimle uğraşan bir kurum. Bu bir tecrübe ve bu tecrübenin birleştirilmesi ve daha iyi hizmete dönüştürülmesi lazım.” dedi.

“2018 atılım yılımız olacak”

Bugün yapmış olduğumuz protokolün bu iki kurumun yurt dışında güçlü şekilde stratejik işbirliğinin temelini atacağını belirten Akgün, “Her iki kurum da yurt dışında bundan sonra daha güçlü olacak ve birbirlerine daha fazla yardımcı olacaktır. Netice itibariyle her iki kurum da kamu tüzel kişiliğine haiz olan, bu ülkenin kaynaklarını kullanan, yurtdışında bir anlamda Türkiye’yi kültürel ve bilimsel anlamda temsil eden kamu kurumlarıdır. Çok şükür bu zamana kadar Yunus Emre Enstitülerimiz bu işi başarıyla gerçekleştirdi. Biz de son bir yıl içerinde sahaya hızlı girdik 30 küsur ülkede şuanda temsilciliğimiz var. Yeni açtığımız pek çok okulumuz var. Önümüzdeki yıl bir anlamda atılım yılımız olacak. Bu çerçevede bizim olduğumuz yerlerde biz ev sahipliği yapacağız, Yunus Emre Enstitüsünün olduğu yerlerde ise onlar ev sahipliği yapacaklar.” diye konuştu.

“Enerjimizi ve imkânlarımızı birleştireceğiz”

Güçlerini ve imkanlarını birleştireceklerini dile getiren Akgün, şunları kaydetti: “Bu bir mücadele, bu milletin beka davasıdır. Kendi içinde yaşadığımız sorunların uluslararası alanda da takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu zamana kadar Türkiye’nin yurtdışındaki kültürel diplomasisini temsil ettiğine inandırılan bazı kesimler maalesef bugün Türkiye aleyhine çalışıyorlar. Farklı bir Türkiye karşıtı lobi oluştu. Hem eski hem de yeni oluşan Türkiye karşıtı lobilere karşı Türkiye’nin kendi imkânları ile kurduğu ve şeffaf bir şekilde hizmet veren Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Maarif Vakfı güçlerini birleştirecekler. Sadece biz değil bizim gibi yurt dışında çalışan TİKA ve YTB gibi diğer kurumlarla da çalışıyoruz. Bu kurumların, iş birlikleri sayesinde, sahadaki çalışmalardan daha kaliteli ve hızlı sonuç aldıklarını göreceksiniz.”