İpek Yolu’nda Hat ve Ebru

07/02/2020

UNESCO tarafından yaşayan insan hazinesi seçilen ve “Best of the best” ödüllü sanatçı Hikmet Barutçugil’in sergisi Budapeşte’de açıldı.

Ebruzen Hikmet Barutçugil’in ve Çinli Hattat Ustası Haji Noor Deen Mi Guang Jiang’ın eserlerinden oluşan ebru ve hat sergisi “İpek Yolun'da Hat ve Ebru” adı altında Budapeşte Yunus Emre Enstitüsünde sanatseverlerle buluştu.

Her yıl farklı kültür merkezleri ile ortaklaşa gerçekleştiren sergiyi bu yıl Budapeşte Yunus Emre Enstitüsü, Konfüçyüs Kültür Merkezi ile ortaklaşa düzenlediği etkinlikte Hikmet Barutçugil katılımcılara ebru sanatını, sanatçı Fatma Füsun Barutçugil ise tezhip sanatını tanıttı.

Hikmet Barutçugil’in ebru eserleri ile birlikte Çinli Hattat Ustası Haji Noor Deen Mi Guang Jiang’a ait hat eserlerinin yer aldığı sergi ….tarihine kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Budapeşte Yunus Emre Enstitüsü ayrıca 12 Şubat ile 22 Nisan tarihleri arasında ebru kursları düzenleyecek.

Hat ve Ebrunun Buluşması

Barutçugil, çok uzun bir eğitim süreci olan Çin hattını şu sözlerle tanımlar:  " Bu süreçte, ustanın yakalaması gereken bir ritm olduğundan bahsediliyor. Bu da İslam sanatlarının temel ilkelerine çok uyuyor. Kendinden geçercesine, vecd halinde ve çok hızlı yazılan bir şey. Uzun süre bakıyor. Kağıtta ne yazılacağını görüyor. Bizim bir ebru duamız var. Onun ilk cümlesi 'Ezeldeki hükmüne uygun olarak' diye başlıyor. Yani o kâğıdın ezeldeki hükmünde ne varsa onu bir anda görüyor ve hızlıca bitiriyor. O enerji tabii ki kâğıda yansıyor ve bu enerji, eseri seyreden sanatseverlere de yansıdığı için Çin hattı bin 500 senedir popüler ve hiçbir şekilde değişmedi. Çin modernleşirken hep kendini taklit etti. Bu bizde olmadı. Biz, kültürümüzde, sanatımızda, modernleşmeyi Batı'yı kopya etmek olarak anladık. Ama öyle olmamalıydı."

Usta sanatçı ebruyu da, "Bence ebru, resim, heykel, musiki ve mimari gibi ana sanat dalının adı. Bu tek düzelikten, tek kalıplılıktan çıkarıp onu başka boyutlara taşımaktı hedefimiz. Bu da o hedeflerden biri ve en yenisi." şeklinde değerlendiriyor.

Çinli Hattat Haji Noor Deen Mi Guang Jiang ilk defa 2008'de Hasan Çelebi'den Arapça hat sanatını öğrenmek üzere Türkiye'ye geldi. Sanatçı, 10 yıl içinde 20 kez Türkiye'ye gelerek icazet aldı.

İpek Yolu'ndan ilham alan Çinli sanatçı serginin hikâyesini şu sözlerle anlatıyor: " Hepinizin bildiği gibi bu sergimizin adı olan 'İpek Yolu', Çin'de başlayıp İstanbul'da biten bin 500 yıllık bir yolculuk, serüven olarak biliniyor. Vaktiyle bu sadece ticaret yoluydu ancak zamanla çeşitli yansımalar sonucu kültür, sanat faaliyetlerine de şahit oldu. Oradan ilham alarak, Hikmet Barutçugil'in ebrusuyla, benim mütevazı Çin fırçamla, bu iki ucu birleştirmeye çalıştık. Sonuçta gördüğünüz eserler ortaya çıktı. Bu sergi aynı zamanda Türk-Çin dostluğunu da yansıtmaktadır. Sergi vesilesiyle Hikmet Hoca, en güzel ebru çalışmalarını bana lütfetti."

Çok eski bir geleneksel Çin zanaati olan kâğıdı kumaşa yapıştırma yöntemi ile oluşan eserler Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde sanatseverlerle buluşturuluyor.