×

Hata mesajı

Notice: unserialize(): Error at offset 4 of 4 bytes in variable_initialize() (line 1202 of /home/yeeorg/public_html/includes/bootstrap.inc).

Viyana’da "Dijital Çağda Medya Okuryazarlığı ve Türkçe Çalıştayı"

Yazıcı-dostu sürüm

Avusturya’nın başkenti Viyana’da, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Yunus Emre Enstitüsünce (YEE) düzenlenen Dijital Çağda Medya Okuryazarlığı ve Türkçe Çalıştayı'nın dördüncüsü 26-27 Mart 2022 tarihlerinde gerçekleştirildi.

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, çalıştayda yaptığı konuşmada, yeni iletişim teknolojilerinin medya ile ilişki kurma yaşını bebeklik dönemine kadar indirdiğini belirtti. Şahin, artık konuşamayacak kadar küçük çocukların dokunmatik ekranlarla muhatap olduğunu ifade etti. 

Şahin, medyanın insanları psikolojik yönden etkileyerek onları farklı yanlış davranışlara sürükleyebildiğine yönelik yaklaşımlar göz önüne alındığında, medya okuryazarlığının öneminin çok daha arttığını vurguladı. 

 

DİJİTAL MEDYA OKURYAZARLIĞI

Medyanın psiko-sosyal etkileri nedeniyle bilinçli bir medya okuryazarı olmanın kaçınılmaz olduğunun altını çizen Şahin, "Artık kavramı dijital medya okuryazarlığı olarak genişletiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızla iş birliği halinde müfredatta yer alan medya okuryazarlığı dersinin içeriğini dijital okuryazarlığı kapsayacak şekilde güncelliyoruz." dedi.

Şahin, RTÜK olarak, medya okuryazarlığı temelinde özellikle çocuk ve gençleri medyanın zararlı içeriklerinden korumak için farklı çalışmalara imza attıklarını kaydederek, "Dijital çağda insanlığı, özellikle de genç nesli tehdit eden içerikler, söylemler ve nefretçi yaklaşımlarla mücadele etme konusunda çok hassasız." şeklinde konuştu.

Dijital Çağda Medya Okuryazarlığı ve Türkçe Çalıştayı’nın 4'üncüsünün Viyana’da düzenlendiğini, bu sıralı toplantılara çok önem verdiklerini vurgulayan Şahin, şunları söyledi:

"Kimliğimiz olan dilimizi yaygınlaştırmak ve doğru kullanımını sağlamak en temel görevlerimizden biridir. Medyanın dil gelişimindeki büyük rolü düşünüldüğünde yanlış, kötü, yozlaşmış ve yabancılaşmış kullanım örnekleri ile mücadele etmek zorundayız. Dijital ortamlardaki 'medya dili', üzerinde titizlikle durulması gereken bir konudur."

Şahin, Türk dizileri ve sosyal platformlardaki Türkçe içeriklerin Türkçe öğrenimindeki rolünü incelemek üzere bir ekibin oluşturulduğunu, ilerleyen günlerde bu ekibin ortaya koyacağı somut verilerle bu çalıştayın daha üst bir seviyeye taşınacağını dile getirdi.

Bu iki günlük çalıştayda dijital okumanın nasıl yapılması gerektiğini, medyanın yönlendirmesinin nasıl boşa çıkarılacağı gibi önemli hususların işleneceğini aktaran Şahin, "Hakikati ortaya çıkarmak ve medya okur yazarlığını teşvik etmek için Türkiye ile samimi bağlar oluşturmak, samimi derken, güven oluşturucu, algı ve imaj değil güven oluşturucu bağlar kurmak için bu çalışmalarımızı yapıyoruz." ifadesini kullandı.

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, bugün insanın insanla bağını anlatan unsurun dijital çağ ve medya olduğunu belirterek, "O halde biz bu çağda okumayı öğrenmemiz gerekiyor ki haksızlık yapmayalım, başkalarının hakkına girmeyelim." dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı da medyanın gündelik hayattan siyasete, toplumsal gelişmelerden, kültürel yapılara kadar çok geniş bir yelpazede algı ve kanaatleri, kısacası bireylerin olan biteni yorumlamalarını etkilediğini belirtti.

YALAN HABERLERE 6 KAT DAHA FAZLA İLGİ

Yiğitbaşı, sosyal medyanın gündelik yaşamda büyük bir yer kapladığını, bu nedenle medya kanalıyla aktarılan mesajların doğru okunmasının önem arz ettiğini vurguladı.

"Aslında görünenin ardında bulunan ve bize gösterilmeyenin farkında olmak, ya da kimi zaman gösterilenin neden o şekilde çerçevelenip sunulduğunun farkına varabilmek, medya okuryazarlığının en temel becerilerindendir." görüşünü paylaşan Yiğitbaşı, "Yapılan araştırmalar yalan haberlerin gerçek haberlerden 6 kat daha hızlı yayıldığını bizlere gösteriyor." diye konuştu.

Yiğitbaşı, sosyal medyada Türkiye’de olmamış bir olayın sanki burada olmuş gibi gösteren ve hızla yayılan paylaşımlara işaret ederek şunları aktardı:

"Kriz zamanlarında, yani medya bilgilendirmesine en çok ihtiyaç olan anlarda ortaya yayılan ve büyük oranda yanlış olan bilgiler, insanların gerçeğe olana erişimini de zorlaştırmaktadır. Belirsizlik yaratan asılsız bilgiler insanlarda korku ve panik yaratarak, toplumsal bir endişeye yol açar."

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının aile ve çocukları siber sorunlardan korumak için yaptığı çalışmaları da aktaran Yiğitbaşı, "Medya okuryazarlığı, eleştirel düşünme ile çok yakından bağlantılıdır ve medya içeriğini seçerek tüketmek, seçici olmak önemli bir beceridir." dedi.

"DİJİTAL ÇAĞDA MUTLU KALABİLMEK"

Çalıştay kapsamında Prof. Dr. Kemal Sayar da "Dijital Çağda Mutlu Kalabilmek" başlıklı bir sunum yaptı.

Sayar, dijital platformların bireyleri yalnızlığa, karamsarlığa sürüklediğini, çevirim içi platformlarda olumsuza olan ilginin olumluya oranla çok fazla olduğunu bu durumun da bireylerde kaygılara yol açtığını anlattı.

Dijital platformlarla çocuklar arasındaki ilişkinin çok hassas olduğunu belirten Sayar, çocuklara yasak koymak yerine sınırlandırma yapılması gerektiğini, çocuk ve bireylerdeki dijital bağımlılığın ardında yatan nedenlerin bilinmesinin önemli olduğunu dile getirdi.

Sayar, dijital ortama çok muhatap olunduğunu bu nedenle bir tür "dijital perhize" ihtiyaç duyulduğunu, "Hayatı gerçekten yaşamak ve sahici olmak, kısa süreli dijital platformlardan uzak durmak" gerektiği sözlerine ekledi.

Etkinliğe Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Ozan Ceyhun, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer’in yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

 TÜRK EBEVEYN VE ÇOCUKLARA YÖNELİK ATÖLYE ÇALIŞMASI

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ve Yunus Emre Enstitüsünün, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlediği "Dijital Çağda Medya Okuryazarlığı ve Türkçe Çalıştayı" ailelere yönelik atölye çalışmalarıyla tamamlandı.

Yunus Emre Enstitüsü Viyana binasında düzenlenen çalıştayın ikinci gününde, Türk ebeveyn ve çocuklara yönelik atölye çalışması gerçekleştirildi.

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, çocuklara yönelik 3 atölye çalışmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Ateş, eğitim faaliyetlerinin uygulamalı olmasının önemine işaret ederek, çalıştayın ikinci gününde Türk geleneksel masallarını uygulamalı bir şekilde işlediklerini aktardı.

Türk geleneksel masallarının medyaya içerik üretimi açısından önemli bir unsur olduğunu kaydeden Ateş, çocukların oyunlara dahil olarak burada aktarılan hususları daha iyi benimsediklerini söyledi.

Prof. Dr. Ateş, atölyenin ikinci kısmında medya okuryazarlığının interaktif bir şekilde çocuklara öğretilmesinin ele alındığını, çocukların pedagoglar eşliğinde medya kullanırken nelere dikkat etmeleri gerektiğini öğrenme fırsatı bulduklarını dile getirdi.

Üçüncü çalışmanın ise ebeveynlere yönelik olduğunu ifade eden Ateş, anne babaların çocuklarının medya alışkanlıklarını takip ederken hangi psikolojik unsurlara dikkat etmeleri gerektiğini işleyen bir atölye yapıldığını kaydetti.

ÜÇ YÖNLÜ BİR ÇALIŞMA YAPILDI

Prof. Dr. Ateş, hem geleneksel unsurlar hem çocukların medyadaki içerikleri nasıl takip edeceği hem de bu duruma ailelerin nasıl eşlik edeceğini ele alan 3 boyutlu bir atölyenin gerçekleştirildiğini ifade etti.
İçinde bulunulan çağın dijital çağ olduğunu ve bundan çıkışın olmadığını kaydeden Ateş, "O halde biz bu dijital çağı aileler olarak, kendi kültürümüzü benimseyerek nasıl daha pozitif bir şekilde şekillendirebiliriz. Uygulamalı örnek bir çalışma oldu. Ailelerin de çok hoşuna gitti. Onun için de çok mutluyuz." dedi.

TÜRK KÜLTÜRÜNE UYGUN VE EVRENSEL İÇERİKLER

Prof. Dr. Ateş, ​​​​​kültürel farktan ötürü medya içeriklerinin farklılaşabildiğini belirterek, "Kendi kültürümüze uygun ama aynı zamanda evrensel içerikler nasıl üretilir, uygulayarak ailelerle birlikte bunları geliştirdik." diye konuştu.

Çocukların çok memnun kaldıklarını ifade eden Ateş, bu güzel çalışmaların Avrupa’nın farklı yerlerine de taşınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Diğer Etkinlikler

Azez Yunus Emre Enstitüsünün Suriye Güvenli Bölge’de yürüttüğü eğitim, kültür-sanat faaliyetleri kapsamında 10 bin...

Yunus Emre Enstitüsünün dünyanın dört bir yanındaki merkezlerinde Ramazan Bayramı kutlandı. Arjantin’den Doha’ya kadar...

Katar’ın başkenti Doha’daki Yunus Emre Enstitüsünde Ramazan ayı boyunca birbirinden renkli birçok faaliyet düzenlendi....

Pekin Yunus Emre Enstitüsü "Gelin Tanış Olalım" program serisine bir halka daha ekledi. 

Geçen yıl başlayan "...

Diğer Etkinlikler

Berlin Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ile Alman Johanna-Eck Okulu arasında iş birliği anlaşması...

Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Avrupa Birliği (AB) kurumlarında çalışanlara yönelik giriş seviyesinde Türkçe...

Mısır’ın başkenti Kahire’de faaliyetlerine devam eden Kahire Yunus Emre Enstitüsünde (YEE) çevrim içi eğitim gören...

Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Malezya Silahlı Kuvvetleri personeline Türkçe dersleri vermeye başladı. Kuala Lumpur...

Diğer Etkinlikler

Türkiye Cumhuriyeti tarafından 3 aydan kısa bir sürede inşası tamamlanarak en modern tıbbi cihazlarla tefrişatı yapılıp...

Yunus Emre Enstitüsü tarafından 4 yıldır düzenlenen Genç Akademisyenler Seminerler Serisi’nin 23’üncü programında...

İran'ın başkenti Tahran'da, İran Kültürel Miras ve Turizm Bakanlığına bağlı araştırma enstitüleri, İran'daki bazı...

Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsünde ‘Rus-Türk İlişkilerinde Ortak Noktalar’ adlı uluslararası konferans...